Duyurular

KÜTÜPHANEDE KASIM AYI: STEFAN ZWEIG

“Çünkü tarihin akışı, zorlanmaktan hoşlanmaz, kahramanlarını kendisi seçer, ne kadar zorlasalar da davetsiz gelenleri hiç acımadan geri çevirir; kaderin arabasından düşen olursa onu artık yukarı çekmemek gerekir.”

………………………………………………………………………………………………………………..Amok Koşucusu – Stefan Zweig

 

Stefan Zweig

28 Kasım 1881’de bir tekstil fabrikatörünün oğlu olarak Viyana’da doğdu. İlkgençlik günlerinden itibaren çeşitli gazetelerde şiirleri ve yazıları yayımlandı. 1901’de şiirlerinden oluşan ilk kitabını çıkardı: Silberne Saiten (Gümüş Teller). Baudelaire, Verlaine ve Verhaeren’den çeviriler yaptı. Hikâye, novella, tiyatro gibi çok çeşitli türlerde birbiri ardına eserleri yayımlanmaya başladı. Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla Avusturya Savaş Bakanlığı Savaş Arşivleri’nde, bir yandan da Donauland gazetesinde çalıştı. Savaş karşıtı, pasifist açıklamalarıyla dikkat çekti. Savaş sonunda bakanlıktaki görevinden ayrılıp kısa bir dönem İsviçre’de yaşadı. 1919’da Salzburg’daki evine döndü, ertesi yıl Friederike von Winternitz’le evlendi. Üretkenliğini hiç kaybetmeden yazan Zweig’ın 1928’e kadar Korku, Üç Usta, Amok Koşucusu, Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Kendileriyle Savaşanlar gibi kitapları yayımlandı. Aynı yıl Tolstoy’un 100. yaş kutlamaları dolayısıyla Sovyetler Birliği’ne gitti. Romain Rolland, H.G. Wells, Rainer Maria Rilke, Hermann Hesse, Sigmund Freud, Franz Werfel, Richard Strauss, Paul Valery, Arthur Schnitzler gibi isimlerle yakın dostlukları oldu. 1933 yılında Nazilerin yaktığı binlerce yasak kitap arasında Yahudi asıllı Zweig’ın kitapları da vardı. 1934’te Salzburg’daki evinin Naziler tarafından aranması üzerine İngiltere’ye göç etmeye karar verdi. Ardından ilk kez Güney Amerika’ya gitti. Bu dönemde Roterdamlı Erasmus-Zaferi ve Trajedisi, İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar, Castellio Calvin’e Karşı ya da Bir Vicdan Zorbalığa Karşı gibi kitapları yayımlanan Zweig, 1937’de Salzburg ve Viyana’ya son kez gittikten sonra Paris, Londra gibi şehirlere uzun süreli seyahatler yaptı. 1938’de karısından boşandı, bir yıl sonra sekreteri Charlotte “Lotte” Altmann’la evlendi. Çift, önce Londra’ya daha sonra Bath’a yerleşti; Zweig, İngiliz vatandaşlığını aldı. 1941’de otobiyografisi Dünün Dünyası yayımladı. Savaşsız, birleşik bir Avrupa ideali peşindeki Zweig, İkinci Dünya Savaşı ve Nazi vahşeti karşısında büyük bir bunalıma girmişti. Avrupa’nın barbarlığa tamamen teslim olduğu yönündeki düşüncesini kafasından atamayan Zweig, üzerinde çalıştığı son eseri olan Satranç’ı tamamladıktan kısa süre sonra 22 Şubat 1942’de karısıyla birlikte yüksek dozda veronal alarak intihar etti.

“Bize hiç bir şey yapılmadı, yalnızca tam bir hiçliğin içine koyulduk, çünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şey insan ruhunu hiçlik kadar baskı altına alamaz.”
………………………………………………………………………………………………………………………………Satranç – Stefan Zweig

“Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.”
………………………………………………………………………………………………………….Olağanüstü Bir Gece – Stefan Zweig

Eserleri: Satranç, Dünün Dünyası, Mecburiyet, Olağanüstü Bir Gece, Bir Çöküşün Öyküsü, Kitapçı Mendel, Dostlarla Mektuplaşmalar, Amuk-Usta İşi, Yakan Sır, Santranç Ustası, Bir Kadının Yirmi Dört Saati, Korku, Karışık Duygular, Bir Kalbin Ölümü, Yıldızın Parladığı Tarihsel Anlar, Mektuplaşmalar, Amok Koşucusu, Üç Büyük Usta, Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar, Mary Stuart, Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Dünya Fikir Mimarları, Geçmişe Yolculuk.