Duyurular

KÜTÜPHANEDE ARALIK AYI: ERNEST HEMINGWAY

Ernest Miller Hemingway (21 Temmuz 1899 – 2 Temmuz 1961), ABD’li romancı, hikâye yazarı ve gazetecidir.
Chicago şehrinin batısında Oak Park’ta dünyaya geldi. Beş çocuklu ailesinin iki erkek çocuğundan birisiydi. Hemingway’in lise yıllarında Avrupa’da I. Dünya Savaşı devam ediyordu. Seçme öykülerden oluşan Zamanımız (In Our Time) adlı yapıtı 1925’te, ilk romanı “Güneş de Doğar” 1926’da yayımlandı. Eserinde savaş yorgunu bir askerin anılarını anlattı. 1927’de çıkan Kadınsız Erkekler (Men Without Women) adlı kitabı ile birlikte ‘kısa öykünün üstâdı’ olarak anılmaya başlandı. 1929’da yayımlanan “Silahlara Veda” adlı ikinci romanında yaralı bir askerin savaşta bir hemşireye duyduğu aşkı dile getirdi ve savaşın anlamsızlığını vurguladı. Yazar, ilk romanı yayımlandığı sırada eşinden ayrılıp gazeteci Pauline Pfeiffer ile evlenmiş; yeni eşinin ailesi Katolik olduğu için Protestanlıktan Katolikliğe geçmişti. Yeni eşinin hamileliği nedeniyle 1928’de Paris’ten ayrıldılar. Oğlu Patrick, Kansas City’de dünyaya geldi. Zor bir doğum olmuştu. Hemingway, bu zor doğumu Silahlara Veda romanında anlattı. Çiftin ikinci oğlu Gregory 1931’de dünyaya geldi. Aynı yıl, babası intihar ederek hayatını sonlandırdı. İlk defa 1933’te eşi Pauline ile birlikte bir safari turuna katılan Hemingway, Afrika ile tanışmasını Afrika’nın Yeşil Tepeleri adlı kitabında anlattı (1935). 10 hafta süren bu seyahat Klimanjaro’nun Dağları ve Francis Macomber’in Kısa Mutlu Yaşamı adlı öykülerine de esin kaynağı oldu. Afrika’dan döndükten sonra Pillar adını verdiği balıkçı teknesini satın aldı. Bu tekne, ona ileride yazacağı Yaşlı Adam ve Deniz romanı için esin verecektir.
1936’da Florida’da savaş muhabiri Martha Gellhorn ile tanıştı. İspanya İç Savaşı sırasında birlikte İspanya’ya gittiler. Hemingway, en başarılı eserlerinden olan “Çanlar Kimin için Çalıyor” adlı eserini 1940’ta tamamladı. 1945’te Martha Gellhorn’dan boşanan Hemingway 1946’da Londra’da Time gazetesi muhabiri Mary Welsh ile tanıştı. Çift, 1946 Mart’ında Küba’da evlendi ve 1959’a kadar hayatlarını Küba’da sürdürdü. Ruhsal sağlığı kötüye gitti. Bir gün eşi onu evin mutfağında elinde tüfekle bulunca hastaneye kaldırılıp elektro şok tedavi gördü. Taburcu olduktan iki gün sonra 1961’de evinde kendini av silahı ile vurarak hayatına son verdi.

Eserleri

Yaşlı Adam ve Deniz                                  Akıntı Adaları20110808151812canlar_kimin_icin_caliyor_film_1943_afis

Çanlar Kimin İçin Çalıyor                           Tehlikeli Yaz

Afrika’nın Yeşil Tepeleri                             Silahlara Veda

Irmaktan Öteye Ağaçların İçine                Güneş De Doğar

Kadınsız Erkekler                                       Klimanjaro’nun Karları

Paris Bir Şenliktir                                        Kazanana Ödül Yok

Yazma Üzerine                                           Ya Hep Ya Hiç

Öğleden Sonra Ölüm                                 Varlık Yokluk

 

“ Her gün yeni bir başlangıçtır. Elbette insanın şansa da ihtiyacı var. Ama önce gerekeni yapmalı ki, şans kapıyı çaldığında insan hazır bulunsun!” – İhtiyar Balıkçı

“insan ada değildir, bütün de değildir tek başına, anakaranın bir parçası, okyanusun bir damlasıdır; bir kum tanesi bile alıp götürse deniz, küçülür Avrupa, sanki kaybolan bir burunmuş, dostlarının ya da senin bir yurdunmuş gibi; bir insanın ölümüyle eksilirim ben, çünkü bir parçasıyım insanlığın; işte bu yüzden hiç sorma çanların kimin için çaldığını, çanlar senin için çalıyor.” – Çanlar Kimin İçin Çalıyor