Duyurular

Kütüphanede Nisan Ayı: Sait Faik Abasıyanık

NİSAN YAZARI SAİT FAİK ABASIYANIK

“Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. Burada her şey bir insanı sevmekle bitiyor.”

Sait Faik Abasıyanık (18 Kasım ya da 22 Kasım ya da 23 Kasım 1906 – 11 Mayıs 1954), Türk öykü ve roman yazarı, şair. Adapazarı doğumlu olan Sait Faik, ömrünün neredeyse tamamını İstanbul’da Burgazada ve Nişantaşı’nda, hayatının büyük bir kısmını ise annesiyle birlikte Burgazada’daki evlerinde geçirmiştir.

Modern hikayeciliğin öncülerindendir. Klasik öykü tekniğini yıkarak doğayı ve insanları basit, samimi, hem iyi hem kötü taraflarıyla oldukları gibi fakat şiirsel ve usta bir dille anlattı. Toplumun problemlerine değil bireyin toplum içindeki sorunlarına yönelen yazar, öykülerinde çoğunlukla kendisinden yola çıkıp bireyler hakkında yazarak insan gerçeğini anlamaya çalıştı. Çoğunlukla şehirli alt sınıfın hayatını yazan Abasıyanık, balıkçı, işsiz, kıraathane sahibi gibi karakterleri anlattı. İnsanların yaşama biçimlerini, isteklerini, tasalarını, korkularını ve sevinçlerini irdeleyerek, toplum meselelerinden çok “insanı ele alan sanatçılar” sınıfında yer aldı. Kendi özgün dilini oluştururken André Gide, Comte de Lautréamont, Jean Genet gibi isimlerden etkilenen Abasıyanık, kendisinden sonra gelen Ferit Edgü, Adalet Ağaoğlu, Demir Özlü gibi pek çok yazara da öncülük etti. Ölümünün ardından Burgaz Adası’ndaki evi müzeye dönüştürülen yazar adına her sene öykü ödülü de verilmektedir.

“Kuşları boğdular, çimenleri söktüler, yol­lar çamur içinde kaldı. dünya değişiyor dostlarım. günün birinde gök yüzünde, güz mevsiminde artık esmer le­keler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak anamızın koyu yeşil sac­larını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama, çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikâyesi…”

 “Nereden gelirse gelsin dağlardan, kuşlardan, denizden, insandan, ottan, böcekten, çiçekten. Gelsin de nereden gelirse gelsin! Bir hişt sesi gelmedi mi fena. Geldikten sonra yaşasın çiçekler, böcekler, insanoğulları. Hişt hişt! Hişt hişt! Hişt hişt!”

 

Sait Faik’i Niçin Okumalıyız?

1. Şiirin hasının düzyazı olduğunu kanıtladığı için (zira basitlik şairanedir),

 

2. Bu dünyada hâlâ sevgimize layık birtakım iyi ve güzel insanlar bulunduğuna dair (bir yudum çay gibi) mucizevi bir umutla içimizi ısıttığı için,

 

3. Bir yaşama delisi, bir yazı balıkçısı, bir avare ada martısı, bir yapayalnız velet olduğu, öyküleri, bir tılsım gibi İstanbul’u koruduğu için…

 

Eserleri:

  • Semaver (1936, Remzi Kitabevi)
  • Sarnıç (1939, Çığır Kitabevi)
  • Şahmerdan (1940, Çığır Kitabevi)
  • Medar-ı Maişet Motoru (1944)
  • Lüzumsuz Adam (1948, Varlık Yayınları)
  • Mahalle Kahvesi (1950, Varlık Yayınları)
  • Havada Bulut (1951, Varlık Yayınları)
  • Kumpanya (1951, Varlık Yayınları)
  • Havuz Başı (1951, Varlık Yayınları)
  • Son Kuşlar (1952, Varlık Yayınları)
  • Şimdi Sevişme Vakti (1953, Yenilik Yayınları)
  • Kayıp Aranıyor (1953, Varlık Yayınları)
  • Alemdağ’da Var Bir Yılan (1954, Varlık Yayınları)
  • Az Şekerli (1954, Varlık Yayınları)
  • Tüneldeki Çocuk (1955, Varlık Yayınları)

Alıntılar:

http://www.sabitfikir.com/dosyalar/nicin-okumaliyiz-sait-faik-abasiyanik

http://listelist.com/sait-faik-kimdir/

https://eksisozluk.com/sait-faik-abasiyanik–134817?p=2